Dünyada ortalama menopoz yaşı

Dünyada ortalama menopoz yaşı 51 olarak bildirilmekle beraber ülkemizde ortalama menopoza girme yaşı daha erken 46-48 yaş civarında bildirilmektedir. Ülkeler ve ırklar arasında genetik, çevresel, beslenme vb. faktörlere bağlı olarak menopozun başlama yaşı değişkenlik göstermektedir.

Menopoza girme yaşı genellikle 45-55 yaşlar arasında değişmektedir. Bundan yüz yıl önce şimdikine göre kadınlar ortalama 4-5 yaş daha erken menopoza girmekteydi. Ancak yüz yıl öncesine göre günümüzde genç kızlarda ilk adet görme yaşı (menarş) daha erken olmaya başlamıştır.

Menopozun başlama yaşını etkileyen faktörler:
– Gelişmiş ülkelerde kadınlar biraz daha ileri yaşlarda menopoza girmektedirler.
– Sosyoekonomik düzeyi düşük olan kadınların menopoza daha erken yaşlarda girdiklerini gösteren araştırmalar vardır.
– Eğitim düzeyi düşük ve çalışmayan kadınlarda menopozun daha erken başladığını gösteren araştırmalar vardır.
– Çocukluk döneminde ilk adetin başlama yaşı (menarş) ile menopozun başlama yaşı arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar net sonuç verememiştir. Bazı araştırmalarda erken yaşta adet görenlerin menopoza erken girdiği görülürken diğer bazı araştırmalarda tersi sonuç görülmüştür.
– Araştırmaların çoğu hiç çocuk sahibi olmayan (doğum yapmayan) kadınların çocuk sahibi olan kadınlara göre daha erken menopoza girdiğini göstermiştir.
– Zayıf kadınların kilolulara göre daha erken menopoza girdiği gözlenmektedir araştırmaların çoğunda. Benzer şekilde bazı araştırmalar uzun ve kilolu kadınların daha ileri yaşlarda menopoza girdiğini göstermektedir.
– Sigara kullananlarda menopozun 1-2 yıl daha erken başladığı bilinmektedir. Az sayıda araştırma alkol kullananlarda tersine menopoza daha geç yaşlarda girildiğini göstermiştir.
– Sık adet olanlarda adetleri seyrek olanlara göre menopozun daha erken başladığını gösteren bazı araştırmalar vardır.
– Bazı araştırmalar yüksek yerlerde yaşayanların daha erken menopoza girdiğini göstermektedir.
– Bir kadının menopoza girme yaşı annesi, teyzesi ve kız kardeşleri ile benzerlik gösterir genellikle çünkü menopozun başlamasını belirleyen en önemli faktörlerden birisi genetik faktörlerdir.
– İyi beslenemeyen kadınlarda menopoz daha erken yaşlarda başlamaktadır.
– Siyah ırka mensup kadınlar beyaz ırktakilere göre ortalama 2 yıl daha erken menopoza girmektedirler.

Doğum kontrol haplarının

Doğum kontrol haplarının (OKS) kesinlikle doktor kontrolü dışında kullanılmaması gerekir, sakıncalı olabilir. Doktorunuz uygun görmüşse ilk kutuya adetin ilk günü başlamanız gerekir. Günün hangi saatinde aldığınız önemli değildir, sabah, öğlen veya akşam hapları içebilirsiniz. Ancak her gün yaklaşık aynı saatlerde alınması gerekir. Bir gün sabah diğer gün akşam alınması uygun değildir, koruyucu etkisini azaltır.

21 tablet içeren doğum kontrol hapları:
Ülkemizde doğum kontrol haplarının çoğunun içerisinde yirmibir adet tablet vardır. İlk kutuya adetin ilk günü başlayarak her gün yaklaşık aynı saatlerde bir tablet içmeye devam ederek 21 tablet bitirilmeli ve bittikten sonra 7 gün ara vermek gereklidir. Bu 7 gün içerisinde her hangi bir gün adet başlayacaktır. Adetin başladığı güne aldırmadan mutlaka yedi gün ara vererek sekizinci gün yeni doğum kontorl hapı kutusuna başlamak gerekir. Yeni kutunun adetin ilk günü olması gerekmez, ilk gün kuralı sadece ilk kutu için gereklidir. Yeni kutuya syedi gün aradan sonra sekizinci gün başlanarak aynı şekilde haplar içilir ve kutu bitince tekrar yedi gün ara verilerek sekizinci gün yeni kutuya başlamak gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken kural kutular arasında adet ne zaman başlarsa başlasın, kaç gün sürerse sürsün hatta adet başlamasa bile mutlaka yedi gün ara vererek sekizinci gün yeni kutuya başlanması gerektiğidir.

Doğum kontrol hapı ilk kullanılmaya başlanırken adetin ilk günü başlanırsa ilk ayda korunma sağlar. Adetin ilk günü başlanılmadığında ilk ay korumayabilir, bu durumda ilk ay prezervatif gibi ek korunma yöntemleri kullanmak gerekir.

28 tablet içeren doğum kontrol hapları:
Bazı doğum kontrol haplarında 28 tablet bulunmaktadır. Bunların 21 tablet içeren haplardan etki olarak veya yan etki olarak bir farkı yoktur. Tek fark bu kutularda son 7 tabletin hormon içermemesidir. Kutudaki son 7 hap boştur (plasebo) veya demir ilacı içerir. İlk 21 hap hormon içerir. Bu tür yirmisekiz tabletlik hapları kullanırken aynen diğerlerinde tarif edildiği gibi kullanmak gerekir. İlk kutuya başlardan adetin ilk günü başlamak gerekir yalnız sonraki kutulara hiç ara vermeden devam etmek gerekir. Son 7 hapta hormon bulunmadığı için zaten 7 gün ara vermiş gibi olmaktadır.

Hapların sırası önemli mi?
Doğum kontrol haplarının içerisindeki bütün haplar aynıdır, bir fark yoktur. Aynı miktarda aynı hormonlardan içerirler. Bu nedenle sırasıyla olmadan ortalardan alınan bir hap problem yaratmaz. Ama yine de düzenli içme alışkanlığı edinmek için hapları kutudaki şekilde gösterildiği gibi sırasıyla okları veya günleri takip ederek almak faydalıdır. 28 tabletlik kutulardaki son 7 hap hormon ilacı içermediği için bu kuralın dışındadır, onlar mutlaka en son alınmalıdır. (İçerisindeki hapların farklılık gösterdiği trifazik haplar ülkemizde bulunmamaktadır, ülkemizde monofazik haplar vardır.)

Doğum sırasında leiomyomlar uterin tembelliğe

Miyom hamilelik sırasında büyür mü?
Miyomların %30’u gebelik esnasında büyür ve bu büyüme ilk 10 haftada en sıktır. Myomu olan hastaların çoğunda gebe kaldıktan sonra doğuma kadar myom boyutlarında bir değişiklik olmaz.

Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde myomlar bazılarında büyüyebilir, vasküler yetmezlik ve sonucunda dejeneratif değişikliklere gidebilir. (Kırmızı dejenerasyon) Klinik olarak bu sıklıkla ağrı ve lokalize hassasiyete neden olur, ancak erken (preterm) doğumu da başlatabilir. Yatak istirahati ve ağrı kesiciler hemen daima ağrıyı durdurmada başarılıdır, fakat tokolitikler sancıları durdurmak için gerekebilir.

Doğum sırasında leiomyomlar uterin tembelliğe, fetüsün pozisyon bozukluklarına, doğum kanalının obstrükte olmasına neden olabilir. Büyük servikal veya istmik myomların varlığında sezaryen gerekebilir. Leiomyomlar doğum sonrasındaki etkin uterus kontraksiyonlarını bozarak, kanamaya neden olabilirler.

Sezaryen sırasında myomun yeri ve büyüklüğü uygunsa alınabilir. Fakat bazı myomlar gebelikte rahim fazla kanlandığı için aşırı kanamaya sebep olabilir o yüzden sezaryen sırasında her zaman myomların alınması (myomektomi) tercih edilmez.

Gebelikte myoma bağlı artan riskler:
Gebeliklerin yaklaşık %10’unda myom vardır ve myom olan gebeliklerin çoğunluğunda hiçbir problem yaşanmaz. Ancak nadiren myoma bağlı olarak hamilelikte aşağıdaki riskler görülebilir:
– Abortus
– Preterm eylem (erken doğum)
– Malprezentasyon
– Plasenta previa
– Dekolman plasenta (plasenta arkasında bulunan myomlar)
– Uterin atoni riski artar